Hızır Hikayeleri
HAKİKİ MUHABBET NEDİR
Biribirlerine kırılan iki arkadaştan biri, uzun bir aradan sonra diğerinin kapısını çalar.-Kim o? diye seslenir içerdeki.
-Benim, der kapıyı çalan.
-Burada ikimize birlikte yer yok, diye cevap verir öbürü
.Devamı Yazımızda..
Hızır (as) ile Hz. Musa
Birgün Hızır (as) ile Hz. Musa yolda giderken Hızır (as) Hz. Musa'ya:-Artık seninle burada ayrılıyoruz.Çünkü sen benim yaptıklarıma dayanamazsın.
demiş.Hz. Musa ise hayır ben seninle gelmek istiyorum.
Söz veriyorum yaptıkların hakkında sana hiçbirşey sormayacağım.demiş.Böylelikle yola çıkmışlar.
Biraz gittikten sonra karşılarına bir gemi çıkmış.
SEN ONU İNSAN GİBİ GÖRDÜN DEĞİL Mİ?
Yıllar önce 15 yaşlarında babamın bakkal dükkanında babamla birlikte çalışıyorken soğuk bir kış günüakşamı dükkana yaşlı bir kadın geldi.Üstü başı perişan vaziyetteydi.
Babam birden irkilerek yerinden kalktı kadına "buyur teyzem" dedi.
Yaşlı kadın "Bebelerim aç,açık" dedi.
HIZIR VE GELİN
1930'lu yıllar. Rize. Anzer, halkın kendi tabiri ile Ancer. Dünyaca balı ile meşhur olan Ancer. Binlerce poleni ve şifayı içinde barındıran balıyla meşhur Ancer. Kış. Yaylacılık yapan Ancerlilerin bir kısmı aşağıya Rize'ye şehre inmemiş, kışlamışlar. Yazdan yığdıkları otlarıyla, mallarını kışdan çıkarıp, bahara eriştirmenin çabası içindeler. Evet hepsinin mal tabir ettiği koyunları, sığırları var, tektük birkaç tanesinin de kara kovanı var. Şifa niyetine ilaç niyetine küçük bir kavanozu dolduracak kadar balları olurdu çoğunun. O da kış bitmeden tükenir giderdi.HIZIR OLDUĞUNU SÖYLERİM
Ramazan... Cuma günü... Cuma vakti... Cami... Cemaat tek tük camiye girmekte. İmam kürsüde... Girenlerin arasında... O... Hızır... Hızır a.s. da genç ihtiyar arasında onlardan biri gibi gidiyor bir köşeye oturuyor. Kürsüde imam sohbete başlıyor... Hızır'ın yanına kırklarında bir adam gelip oturuyor. Cami yavaş yavaş dolmakta...Hızıra Söyle
Bediüzzaman Saidi Nursi Emirdağ veya Afyon hapishanesi'nde yatarken, bir gece Konya'nın Ladik kasabasına Ahmed Ağa'nın yanına geldi. Ahmed Ağa'nın yanında o anda sadece oğlu Zekeriya vardı.Bediüzzaman tayy-i mekan ederek gelmişti. Ahmed Ağa'nın odasının eşiğinde, ellerindeki kelepçeyi ve ayaklarındaki zincirleri çözdü, içeri girdi: